Bensel
3 gun surecek konferansin 2. gunu sabah erken uyandim, cok erken, uyanir uyanmaz aklimda O sarki vardi.
Bir taraftan farenjit/alerjik rinit/astim uclusu bana eziyet etse de ben burnumu ceke ceke su anda sarkiyi dinlemekteyim, evden cikip 9 saat boyunca takip edecegim konusmalari dinlemeden once neden kendimi uzdugumu bilmiyorum...

Bensel
Bugun o kadar cok usudum ki ve cok fazla isim olmasina ragmen ogleden sonra 3 saat kadar yatakta isinmaya calistim, uyudum, ruya gordum, evimdeki radyator calismiyormus, gercekle ortusen bir ruya oldu.
3 saat sonunda sicak yatagi birakmayi istememis olsam da onceden verilmis bir sozum icin kalktim, usuyerek ve titreyerek.
Londra son 17 yilin (bayiliyorum bu sekilde verilen istatistiklere!) en soguk Kasim ayini geciriyormus.
Son 17 yilda neler oldugunu bilmemekle beraber sogugu bu kadar hissettigim bir Kasim hatirlamiyorum.
Cumartesi gunu kar bekleniyor(mus), ben beklemiyorum.



Yerine su var:

KAR YAĞIYOR

Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar...
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.

Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.

N.H.R
Bensel
Gece hava cok sisliydi. Oturdugum yerden biraz disariyi seyrettim, evimin karsisindaki kanalda duran ve gunduzleri turistlerin ilgi odagi, ev kedilerinin toplanma mekani olan gemilere baktim, sis icinde guzel gorunuyorlardi, bir adam bagira cagira sarki soyluyordu, saat 2.
4 gibi uyudum ama zorla uyudum, surune surune yataga girdimden cok, once dolabimin icinden yatagimi indirdim. Evet evet yatagim dolabin icinde sakli. Sanirim studio bir dairede yasamanin en pratik ve anlamli cozumunu bulmuslar. Neyse, uyudum uyandim, ruya gordum, hatirlayamadim.
Sabah keyifsizdim. Dunden kalan matematiksel sorunlar aklimdaydi, hemen masamin basina oturdum, biraz yazi yazdim, bunaldim ve hemen uzaklasarak buraya geldim, hala da pijamalarimla oturmaktayim.
3 haftadir buzdolabimi yapmamak icin kacan ev sahibimi dusundum. Camin onune sogukta durmalari icin koydugum yogurt, peynir, sut vs vs geldi aklima.
Bir suredir ama uzunca bir suredir islerimin, hayatimin ters gittigini bir kere daha yineledim kendime ve Mavi'ye. Anliyorum seni demek istercesine gozlerini kisti, himmf yapti.
O beni anliyor, ne olmus yani? Insanlarin anlamasi madem cok zor en azindan kedim anlasin beni.
Izleyin!
Bensel
Kaldım

Seni düşlerime aldım,
Uykusuz kaldım.
Seni uykularıma aldım,
Düşsüz kaldım.
Başıma aldım, sensiz;
Gönlüme aldım, başsız,
Sensiz, yollarda pulsuz,
Pullarda mektupsuz kaldım.
Sana adlar aradım..
Ardında adsız kaldım.
Bensel
Hemen soylemem gerek, Bora Bey gibi bir gezi yazisi yazmayi hayal etsem de birakin detaylari, genel bir Singapur yazisi yazacak ne enerjim, ne de istegim var.
Kisa notlar ve cumleler halinde duygularimi ozetleyeyim:
1. Singapur'a konferans maksatli gitmek icin yola ciktigim sabah basima gelenler:
a. Havaalaninda "random" aramalara maruz kalmak, ayakkabilarin cikarilmasi.
b. "random" lafi uzerine gorevlilerle fikir alis-verisinde bulunmak!
c. Garip bir x-ray cihazina girmemin istenmesi, ben belki hamileyim girmem, diye cemkirmek ama ucamazsin denilince mecbur kalmak.
d. Acaba sebep evden taramadan ciktigim saclarim ve asik suratim olabilir mi diye dusunmek, hala da sorgulamak
2. Hoca dengesizligi, hoca kaprisi, hoca deliligi, hoca anormalligi:
a. Ayni okuldan bir hocanin ucak dahil olmak uzere (13 saat) baslayan Singapur maceramda surekli pesime takilmasi, vardigimiz ilk dakikalarda beni zorla starbucksa oturtmasi, sacma sapan konusmalari, sacma sapan hareketleri
b. Ayni hocanin sacma sapan davranislari, laflari
c. Ayni hocanin inanilmaz kaprisleri
d. Diger hocalarin kaprisleri, deli tavirlari, icsellistirdikleri yalnizliklari ve ruhsal dengesizlikleri
e. Bir eve donebilsem en kisa zamanda dedirten bu "hocasal" sorunlarin beni bogmasi, bogmasi, bogmasi...
3. Sunum
a. Kendime buyuk harflerle not: sunumda heyecanlanmak gereksiz birseydir, zaten birkac insan ilgiyle dinler, gerisi hikaye, gerisi bos
b. Ilgiyle dinlermis gibi gorunen ne cok insan var ama bos bakislar hep belli, hep ortada
c. Sunum yaparken uyuklayan var ise takma kafana, uyusun varsin
d. Sunum ilk gun olursa daha iyi olur, sundum bitti nasilsa mutlulugu iyidir.
e. Benim sunum da iyiydi simdi, dogruya dogru
4. Singapur
a. Cok nemli
b. Cok sicak
c. Guneste semsiye ile yuruyebilmenin biraz mumkun oldugu, semsiyesiz yurumenin ise iskence oldugu, onun yerine otur kapali bir yerde ki biraz olsun nefes al
d. Hersey yapay, gor dedikleri, yap dedikleri herseyi yaptim ama bana kalirsa Singapur'a gideyim aman soyle guzel, boyle temizmis pek yetersiz ve yersiz bir savunma, o yuzden gitmeyin Singapur'a, yuzmek icin dogru durust plajlari da yok zaten
e. Her an, her yerde kaziklanabilirsiniz, misal bendeniz cok guzel kaziklandim, aldigim birseyi geri vermek istedim ve olmayinca da Singapur mahkemesini tecrube ettim, su an hala suren bir dosyam, davam mevcut, ya iste ilginc seyler de olabiliyor Singapur'da canim, o kadar da siradan degil!
f. Asla ama asla astim, ust solunum yolu ilaclarini almadan gitme
g. Hava degisimi ve buz gibi klimali ortamlar kronik bronsit ve astim olarak geri doner, oyle guzel yatirir ki inanamazsin
5. Yemek
a. Asya mutfagini sevmezseniz genelde acsiniz
b. Cin mutfagini hic begenmezdim, Singapur'da da alici gozle dahi bakmadim
c. Ancak deniz urunlerini ve bilimum bocekleri seviyorsaniz Singapur size cennet (ben denizden bir tek balik ciksa yerim)
d. Stir fry noodlelarini sevdim, bu yenilebilir ama her aksam degil elbette
e. Bol bol karpuz yedim, karpuz suyu ictim, tropik meyvelerden de yeterince nasibimi aldim
6. Swissotel'in 70. katina gun batimindan once cik, soyle bir etrafa bak (tabi paran varsa ve coksa otur birseyler ic), iste Singapur ile ilgili nadir pozitif anlardan birisi...Ben sadece fotograf cekip, birseyler icmeden merdivenlerinde oturup manzarayi izledim.

Ozet: Gittim, gordum, gezdim, geldim.
Singapur'a konferans bahane olmasaydi gitmezdim.
Simdi gidin, guzel bir gezi blogu okuyup hayallere dalin, hadi bakiim.
Bensel
Tarih verelim tam olsun: 20 nisan sali gunu sevgilimin zoruyla spora gittigim bir gun, saat 19:37'de bir kisi ilk defa yasimi dogru tahmin ediyor. Ne var bunda denmesin, benim icin muhim bir olay.
Once kac yasindasin diye soruyor, cevap vermiyorum, duymamazliktan geliyorum. Sonra ben O kisiye yasimimi sordun diyorum, evet diyor.
Tahminde bulun bakalim ve daaaaaaan diye aci gercegi (evet cok aci benim icin) suratima carpiyor!
ilk defa bir kisi yasimi dogru bir sekilde biliyor.
Hemen twittera sariliyorum, genc gorunmek icin yardim almak babinda, kimse cevap vermiyor, kimse beni kaale almiyor.
Olsun diyorum ben de, kahkulse kahkul, koyu renk sac ise koyu renk sac, kilo vermek ise kilo vermek, gulerken gulmemeye calismak ise ona da tamam diyerek bu ise girisiyorum, guya daha genc gorunecegim ya...
Henuz basarili oldum mu?
Elbette hayir :(
Bensel
Izlandali Volkan izin verirse eger haftaya Singapur'a gidiyorum, ustelik hic canim istemiyor.
Konferansta sunum yapacagim, onu da istemiyorum.
Eee sebep?
Bilmiyorum.
Sadece gitmek ve sunum yapmak istemiyorum.
Ne oldu icimdeki akademik heyecana?
Yoksa oyle birsey var mi sandim ben bunca zaman?
Bilmiyorum.

Bugun hava guzel, ben gerginim, bisikletimin sepetine Mavi'yi oturtup gezmeye mi gitsem, ne yapsam ben bugun?
Yok canim calismak, tez yazmak ne ola ki? Hihh!


Not: 2006'dan bu tarafa yazdigim yazilarimi arsivleyip blogtan kaldirdim, soranlarin bilgisine...
Bensel
Insanlarin gayelerinden pek cogu mal edinmek uzerine, degil mi?
Calisiliyor, para biriktiriliyor, biriktirilmeye calisiliyor ve sonucta gun geliyor "birikenler" harcaniyor. Harcamalar genelde ev, araba, yazlik ve nispeten daha kucuk (belki de degil ama neyse) meblagli kiyafetler ve pek tabiyki zaruri ihtiyaclar uzerine.
Ben de kervana katilmistim ya hani
Iste mallastigim o gunden bugune pek mutlu idim.
Arabam evim olsa bu kadar mutlu olmazdim ben evet.
Mutlu idim diyorum cunku kara kizimdan simdi garip sesler geliyor. Hizlaniyorum, hizlaniyorum, sonra bir fiyuvvv ayni korku filmelerindeki sacma sesler gibi yukseliyor yukseliyor, cevredeki insanlarin bakislari olusmaya baslayinca mecburen fren arti yavaslama evresi ve iki adim gidince yine tekrarlayan bir ses...
Gorunurde birsey yok ama ben herkese "tam istedigim gibi bir arkadas, kaprissiz, dort dortluk" diye anlatirken bu nereden cikti simdi?
Sana soyledigim "lutfen bozulma" lafima gulen sevgilime ragmen kara kizim sana sesleniyorum, lutfen ses cikarmadan git emi kuzum?
Bensel
Cocuklara sorulan bu sorular aslinda komik fakat sanirim gerekli- sanirim cunku emin degilim.
Konumuz bu degil, konumuz Mavi Bey ve burnu.
Mavi burnun nerede diye sormadim. Sorsam cevap verir miydi bilmiyorum.
Ama kendisi burnuna dokunulmasindan, burnunun siktirilip suratinin sallanmasindan pek hoslaniyor.
Buyrun ispati:
Bensel

Fotograftaki yavrucak artik benim.
Kendisine pazar gunu kavustum.
Henuz trafik kurallarina alisamasam da az ve oz olan bisiklet yollarinda gitmeyi tercih ediyorum, giderken de etraftaki insanlara ufak bir gulumsemeyi ihmal etmiyorum.
Dahasi pedallara var gucumle basiyorum, daha ne isterim?
Cocuklar gibi sen, umutlu ve mutluyum ~ cocuk olmaktan bence "tek" farkim bu uclu kombinasyonun cok uzun surmeyecegini biliyor olmam.